Basın Açıklamaları

Değerli Basın Mensupları,

-Ordu Ticaret ve Sanayi Odası
-Ordu Ticaret Borsası
-Türkiye Barolar Birliği
-Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ)
-Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMUR-SEN)
-Türkiye Emekliler Derneği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK)
-Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ)
-Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK)
-Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (KAMU-SEN)
-Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) ve Ordu sanayici ve İşadamları Derneği (ORDUSİAD) olarak bugün buradayız.

81 İl’de aynı anda tüm Odalar ve Borsalarla birlikte bu açıklamayı yaparak, sizler aracılığıyla hem ülkemiz, hem de dünya kamuoyuna sesleniyoruz. Türkiye, 9 Ekim 2019’da Suriye sınırı üzerinde “Barış Pınarı” adı verilen sınır ötesi harekât başlatmıştır. Amaç, hem ülkemiz sınırlarının güvenliğini sağlamak, hem de ülkemiz ve bölge ülkeleri için tehdit oluşturan terör koridorunu ortadan kaldırmaktır.

Bu bölgeyi PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinden temizleyerek, Suriye halkını teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarmak, bölgede huzur, güven ve barış ortamını yeniden tesis etmektir. Bizler devletimizin aldığı bu kararın arkasındayız ve destekliyoruz. Zira Türkiye, uluslararası kurallardan doğan hakkını kullanmıştır. Barış Pınarı Harekâtı, evrensel hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvelik Konseyi terörle mücadele kararları ile BM Sözleşmesi’nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır. Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve siyasi birliğine saygı gösterilmektedir. Dolayısıyla bu harekât, meşrudur ve uluslararası hukuka uygundur. Ülkemiz özellikle Fırat’ın doğusunda sınırın ötesinde konuşlu terör örgütü unsurlarınca, son iki yılda yüzün üzerinde taciz ve hasmane eyleme maruz kalmıştır. Bu terör örgütleri, Suriye içinde ve Suriyelilere yönelik de saldırılar düzenlemektedir. Suriye’deki yerel halkın da terör örgütlerinin giderek artan insan hakkı ihlalleri, göçe zorlanma, taciz ve zulmüne karşı şikâyetleri ve tepkileri sürekli artmaktadır. Herkes artık şunu çok iyi görmelidir ki; masum insanları katleden ve ülkemizin güvenliğine de açık tehdit oluşturan terör gruplarına sessiz kalmamız beklenemez. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtıyla başlayıp devam eden tüm bu operasyonlarıyla Türkiye, terör örgütlerine ve destekçilerine gereken cevabı en güçlü şekilde vermektedir. Aynı zamanda da sivillerin ve masumların korunmasına azami dikkat gösterilmektedir. Zaten bunu hem Fırat Kalkanı hem de Zeytin Dalı harekâtlarında da gösterdik. Önceden terörün hâkim olduğu bölgede hayat normale döndü, barış ve huzur geldi. Yurtlarını terk etmek zorunda kalmış Suriyelilerin geri dönüşüne de zemin hazırlamış olduk. Türkiye’nin elinden gelen tüm imkânlarını bu bölgeler için nasıl seferber ettiğini de tüm dünya kamuoyu gördü. Çünkü biz inanıyoruz ki, gönül dünyasını ve insanları imar edemeyenler, yeryüzünü imar edemezler.

Bizler Türkiye olarak yıkmaktan, yakmaktan yana hiç olmadık, olmayacağız. Bizim tarafımız huzurdur, barıştır, kardeşliktir. Türkiye’nin terörle mücadeleye dönük çabaları, etnik ve dini temizlik de dâhil olmak üzere, insanlığa karşı işlenen suç niteliğindeki PKK/PYD/YPG ve DEAŞ eylemleri nedeniyle yerlerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüşlerinin önünü açacak, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin korunmasına da katkıda bulunacaktır.

Bu nedenle Türkiye’nin başlattığı her harekât, Suriyeli göçmenler, mazlum ve mağdur durumdaki yerel halk tarafından desteklenmektedir. Tüm bu gerçekler ışığında, uluslararası camiayı, teröre karşı ortak duruş sergileme ve evrensel insan haklarını bu bölgede hâkim kılma yönünde niyetlerini açık bir şekilde göstererek, ülkemize destek vermeye davet ediyoruz.

Son olarak, şunu da herkesin bilmesini istiyoruz. Türkiye ve Türkiye ekonomisine yöneltilen tehditlere Türk milleti, iş dünyası ve sivil toplumu, bir ve beraber olarak en güzel cevabı verecektir. Bu tehditler karşısında bu vatanın her bir ferdi, Türkiye’nin geleceği için daha çok çalışacak, daha çok üretecektir. Gün sessiz kalma değil, milli birlik ruhuyla, bir ve beraber olarak ses verme günüdür. Öte yandan bütün vatandaşlarımızı, özellikle sosyal medyadaki bilgi kirliliği ve provokasyonlara karşı dikkatli olmaya çağırıyoruz. Bu bölgede yaşayanlar bizim komşumuzdur, kardeşimizdir. Aynı medeniyetin, aynı kültürün, aynı inancın mensupları olan bizler arasındaki kardeşlik ve komşuluk hukukunu kimse yok edemez. Aramıza kimse fitne ve fesat sokamaz, bizi birbirimize düşman edemez. Türkiye’nin iş dünyası olarak dualarımızla ve bütün gönlümüzle devletimizin ve kahraman askerlerimizin yanındayız.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgedeki terör unsurlarını yok edeceğine ve terör örgütlerini hezimete uğratacağına olan inancımız tamdır. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, mekânları cennet olsun. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Cenab-ı Hak Mehmetçiğimizi korusun, Ordumuzu muzaffer kılsın. Yar ve yardımcımız olsun.

19.08.2019 tarihinde, borsamızın fiyat ilan yerlerinde ilan edilmiş olan 15.-TL piyasa fiyatı ardından yapılan ağır eleştiri ve hakaretleri ne yazık ki üzülerek takip ettik.

– Ticaret Borsalarının kuruluş ve işleyişleri 5174 Sayılı Kanun ve bu kanun dayanarak çıkartılmış yönetmeliklerle düzenlenmiştir.

– “Fiyat Tespiti” ve “İlanı” 5174 Sayılı Kanun’un 34. Maddesi ve “Borsa Muamelat Yönetmeliği” nin 71. Maddesi ile düzenlenmiştir.

– 5174 Sayılı Kanun’un “Borsanın görevleri” başlıklı 34. Maddesi’nin (b) Fıkrası “Borsaya dâhil maddelerin borsada oluşan her günkü fiyatlarını usulü dairesinde tespit ve ilân etmek.” hükmünü içermektedir. Yine Muamelat Yönetmeliği’nin 71. Maddesi’nin ilk cümlesi “ Borsalar ve bunların şubelerinde muamele gören maddelerin her gün, o güne ait fiyatları tespit ve ilan olunur.” hükmünü içerip, fiyat tespit ve ilanının keyfiyete bağlı olmadığı ve borsanın görevlerinden biri olduğunu net olarak ifade etmektedir. Bu yasal dayanakla, borsaların fiyat tespiti ve ilanı, asli görevlerindendir. Hiçbir kurum, kişi ve kuruluş “Borsalar fiyat ilan etmesin” gibi bir kanaatte bulunamaz/ bulunmamalıdır. Borsaların fiyat tespit ve ilanı yasaldır. Asli görevimizdir.

– Günlük fiyat tespitlerinin neler olduğu ve sınıflandırmanın nasıl yapılacağı da yine Borsa Muamelat Yönetmeliği’nin 71. Maddesi’nin devam fıkralarında düzenlenmiştir.

– Ordu Ticaret Borsası olarak “Cari yıl müstahsilden tacire satış fiyatını” tespit ve ilan etmekteyiz. Fiyat tespitinin nasıl yapılacağı Borsa Muamelat Yönetmeliği 71. Madde (a) fıkrasında “Bir maddenin aynı tipine ve en son mahsul yılına ait ve hazır mal peşin tediye esasına dayalı muamelelerden müstahsil ve tacirler arasında yapılanların bedel ve miktar toplamları bulunur ve bunların birbirine bölünmesiyle fiyat tespiti yapılır.” hükmüyle düzenlenmiştir.

– Ordu Ticaret Borsası, TMO’nun Destekleme Alım Fiyatını TMO’nun ilan ettiği hâliyle aynen yayınlarken, üyelerinden gelen müsbit evraka bağlı olarak piyasa fiyatını tespit edip ilan etmektedir. (Diğer Ticaret Borsaları için de bu yöntem geçerlidir.)

– Ticaret Borsalarına üyeleri tarafından verilen/üyelerinin ibraz emek zorunda oldukları müsbit evraklar (Fatura, müstahsil makbuzu, irsaliye, sözleşme vb.) “Üye Mülkiyeti” statüsünde olup; üçüncü kişilerle paylaşılması yasal olarak mümkün değildir. Gerçek ve tüzel kişilere ait bilgiler “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” kapsamında değerlendirilip, saklanmaktadır. Ticaret Borsaları üyelerine ait bu verileri ortalığa dökmek gibi bir hakka sahip değildir. Borsaların üyelerine ait bu türden bilgi ve belgelerini paylaşmaları suçtur.

– 5174 Sayılı Kanun’un “Borsaya Kayıt Zorunluluğu” başlıklı 32. Maddesi’nin ilk cümlesi “Ticaret borsası kotasyonuna dâhil maddelerin alım veya satımı ile uğraşanlar, bulundukları yerin borsasına kaydolmak zorundadırlar. Buna uymayanların kayıtları, borsaca re’sen yapılır ve kendilerine tebliğ edilir. Meslek gruplarına göre yapılacak bu üye kayıtları, elektronik ortamda Bakanlık ve Birlik bünyesinde düzenlenen ortak veri tabanında güncel olarak tutulur.” hükmünü taşımaktadır. İşte bu nedenledir ki borsaya kayıt zorunluğu olan üyelerimizin gerçekleştirdikleri muamelelere dair müsbit evraklara itibar etmekteyiz.

– “Üç beş kişinin ağzına bakarak fiyat yazıyorlar” şeklindeki eleştiriler dayanaksızdır. Üç beş kişi dedikleri borsa üyeleridir ve fiyat tespiti noktasında borsaya ulaşan evrakların ya da evrakın sayısı, hangi üyeden geldiği önem arz etmemektedir. Önemli olan muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olmaması ve fiktif işlem şüphesi taşımaması ve işlem yapan taraflardan en az birinin borsamız üyesi olmasıdır.

– Bir diğer iddia fiyatın erken ilan edildiği şeklindedir. Geçmiş 10 sezonun fiyat ilan tarih ve ilan edilen piyasa fiyatlarına dair veriler şu şekildedir.

Tablo incelendiğine 2011 sezonu ile 2018 sezonunda fiyatın Eylül ayında açıklandığı diğer sezonlarda Ağustos ayının 15’i ve takip eden günlerde açıklandığı görülmektedir. Bu sezon da 19 Ağustos tarihinde açıklanmıştır. Bu da rutine uygundur. Yeni bir durum değildir. “Apar topar” fiyat açıklanmış değildir.

2011 sezonunda Ramazan Bayram’ının Ağustos aynın son haftasıyla Eylül aynın ilk haftasına denk gelmesi ve normal mesainin 05.09.2011 tarihinde başlayacak olması nedeniyle fiyat ilan tarihi sarkmıştır.

2018 sezonundaysa, bir sezon önce (2017) devlet TMO eliyle levant kalite fındık için 10.-TL fiyat açıklayıp Nisan 2017 ayında piyasaya girmiştir. 22.8.2017 tarihinde ilan edilen 8,50.-TL fiyatın bugünlerdekine benzer iddialara maruz kalmasıyla fiyat kaldırılmıştır. Fiyatın kaldırılmasında dönemin Tarım Bakanının talimatı etkili olmuştur. Bu talimatla 2018 sezonuna girilmiş olup bu defa Ticaret Bakanlığının talimatıyla fiyat yazılması gündeme gelmiş ve bu da 24.09.2018 tarihinde olmuştur. İddia edildiği üzere 1 Eylül tarihinde ya da sonrasında fiyat açıklanması gibi bir teamül mevcut değildir. Yine TMO’nun taban fiyat açıklayarak destekleme alımı yaptığı sezonlarda destekleme fiyatlarıyla piyasa fiyatları kıyaslanmış olup, durumun şu şekilde olduğu görülmüştür.

Tabloda yer alan “Piyasa Fiyatı” başlangıç fiyatı olup, sezon ortalaması değildir. Devlet destekleme fiyatlarıyla serbest piyasa fiyatları arasındaki bu farkın temelini oluşturan unsur maliyetlerdir. Serbest piyasada ürün, alınıp depolanmak için değil, işlenmek, iç pazara arz edilmek ya da ihraç edilmek için sirküle edilir. Bu sirkülasyonun tüm aşamalarında maliyetler ile uluslararası fiyat seyri gibi unsurlar birer karinedir.

– Borsalarda ilan edilen fındık fiyatı %50 randıman fiyatı olup; 15.-TL’lik fiyata randıman farkı eklendiğinde serbest piyasadaki 16.-TL ve üzeri fiyatlara ulaşılacağı herkesçe malumdur. Borsa fiyatlarını değerlendirirken bu temel unsura dikkat etmek gerekir.

– Ticaret Borsalarının ilan ettikleri fiyat, destekleme fiyatı değildir. Piyasadan tespit edilmiş fiyattır. 2009 yılında hayata geçirilen “Yeni Fındık Stratejisi” ile devlet, fındık sektöründen çekilip, serbest piyasa şartlarını hâkim kılma yolunda bir dizi karar almıştı. Bu strateji piyasa dinamiklerini öne çıkartmayı amaçlamaktadır. Vizyonu ve misyonu buydu. 2017 yılının Nisan ayına kadar da bu strateji uygulandı. Ya da uygulanmaya, sadık kalınmaya çalışıldı. 2017-2018 ve en nihayet 2019 sezonlarında TMO eliyle tekrar destekleme alımı yapılmaya başlanması serbest piyasa gerçeğini ortadan kaldırmış ya da hükümsüz kılmış değildir. Devlet, serbest piyasa aktörleriyle rekabet etmek için piyasaya girmiş değildir. Devletin destekleme fiyatının piyasa fiyatı olarak algılanması veya piyasada bu hâliyle karşılık görmesi serbest pazar ekonomisinin ruhuna aykırıdır. Desteleme fiyatının piyasa fiyatına denk düşebilmesi elbette bizlerin de temennisidir. Borsa fiyat panosunda 20.-TL’lerin de yazılmış olduğunu hatırlatmak isteriz. Piyasa şartlarına göre oluşan fiyat ne ise Ticaret Borsası o anda aynen yansıtmaktadır.

– Bir diğer iddia ise Ordu ve Fatsa Ticaret Borsalarında serbest piyasa fiyatı 15,00.-TL olarak tespit ve ilan edilirken Çarşamba Ticaret Borsasında 16,70. TL olarak ilan edildiğidir. Çarşamba Ticaret Borsasının web sitesinde ilan edilen fiyat 19.06.2019 tarihinde saat 11:10’da ilan edilmiş fiyattır. Yani bir önceki sezona aittir.

– Ticaret Borsalarının bir araya gelerek, birtakım üyelerin ya da çevrelerin etkisine girerek manipülasyon yaptıkları yönündeki iddialar da doğru değildir. Bu, hem coğrafik olarak hem de mantıken imkânsızdır. Koca bir coğrafik bölgedeki il ve ilçelere yayılmış fiyat ilan eden borsaların fiyatları ya aynı ya da küçük farklılıklar taşımaktadır. Bunun nedeni manipüle edilmeleri değil bir ihraç ürünü olan fındığın fiyatının global normlarla tespit ediliyor olmasıdır. Üyelerimiz bir arada değil, tüm ilçelerimizdedir. Çoğu da birbirini tanımamaktadır. Bu coğrafik ve dahi sosyolojik farklılığa rağmen, iddia olunduğu üzere, bir araya gelerek fiyatı manipüle edecekleri zemin nasıl olabilecektir?

Bu noktada sağlam bir mantık hatası vardır. Şayet bu şekilde, koca bir coğrafik bölge ve kimi iddialara göre 8 milyonluk bir muhatabı manipüle eden bir güçten bahsedilmektedir. Düz mantıkla bile iddiaların tutarsızlığı ve imkânsızlığı aşikârdır.

– Ordu Ticaret Borsası 1936 yılından beri sektörde kesintisiz hizmet veren, mevzuatları layıkıyla uygulayan, akredite ve kurumsal bir yapıdır. Serbest piyasa hareketleri ortadadır. İşi popülizmden sıyırınca gerçekler apaçık ortadadır. Burası kamu hizmeti gören bir kurumdur. Devlet politikaları ve liderleriyle çelişerek değil işbirliği içinde ülke ekonomisine değer katmaya çalışıyoruz. Özel sektör eliyle büyüme, kalkınmanın en temel argümanıdır. Bir takım hesaplar yaparken, kurumları, meslekleri, meslek erbaplarını itibarsızlaştırıp da hedef hâline getirirken sorumlu ve vicdanlı davranmak gerekir.

– Biz, buradayız. İşimizin başındayız. Mevzuatların emrettiği, hükmettiği şekliyle hizmet verdik ve vermeye devam edeceğiz. Şu hâlde veremeyeceğimiz hesabımız yoktur. Hiçbir polemiğin içinde olmadık, olmayacağız. Kimseyle bir hesabımız da yoktur, bir yakınlığımız ve dargınlığımız da yoktur.

Kamuoyuna saygılarımızla

Ziver KAHRAMAN
Ordu Ticaret Borsası Başkanı

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) “Teknik Destek Programı” kapsamında desteklenen ve borsamız tarafından yürütülen “KOBİ’lere Alternatif Finansman Kaynakları ve Fon Yönetimi” konulu eğitim projesi 22 Temmuz 2019 tarihinde başlamış olup 25 Temmuz 2019 tarihinde sona erecektir. Projenin ilk gün açılış bölümüne Ordu Vali Yardımcısı Sayın Ekrem Ballı, , Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sayın Celal Tercan ve Altınordu İlçe Belediye Başkanı İsa Hitaloğlu da katıldılar.

Açılış konuşması yapan borsamız yönetim kurulu başkanı Sayın Ziver Kahraman’ın şunları söyledi.

“Tüm dünyada ve ülkemizde ekonomik hayatın en önemli unsuru KOBİ’lerdir. KOBİ’ler bir ekonomimin kılcal damarları niteliğinde olup; mal ve hizmet üretiminde yaratılan katma değerin esas kahramanlarıdır.

KOBİ’nin en temel nitelikleri;
– Yıllık 250 kişi ve daha az işçi istihdam etmek.
– Yıllık cirosu 250 milyon lirayı aşmayan mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler olmasıdır.

Bu en temel kriterler dikkate alındığında bile KOBİ’lerin ekonomideki yoğunluğu ve önemi kolayca anlaşılacaktır. Finansman, kişiler, KOBİ’ler ve yatırımcılar için önemli bir enstrümandır. Finansmana erişim kadar finansmanın etkin ve amaca uygun kullanılması ve dahi alternatif finansman kaynaklar bulunması ve bulunan fonların yönetimi de kendi başına bir sektördür. Üretimin, yüksek katma değerli ürün elde etmenin temelinde güçlü finansal yapıya sahip yatırımlar vardır. Yatırım sermaye birikimi demektir ve sermaye birikiminin sağlanması, riskten arındırılması alternatif finansman kaynaklarının tespit ve tesisiyle mümkündür. Finansal fonlar ve fon yönetimini bir finansal bilim olarak algılamak gerekir. Nakit paranın, milli para veya döviz cinsinden bankalara yatırılıp da mevduat faizinden ya da diğer fon avantajlarından yaralanmayı ve üretim sürecine katmamayı “Fon Yönetimi” şeklinde algılamamak gerekir. İşte düzenleyeceğimiz bu eğitimle finans sektörü ve fon yönetimine dair doğru, geniş açılı bir farkındalık ortaya koymayı hedefliyoruz. DOKA’ya sağladıkları katkıdan dolayı teşekkür ediyor, sözü işin erbabına bırakıyorum.”

Türkiye-Avrupa Birliği İş Dünyası Diyaloğu Hibe Programı” kapsamında düzenlediğimiz “Üniversite-Sanayi İşbirliği ve Kümelenme” konulu bilgilendirme ve yönlendirme çalıştayımız 10.05.2019 tarihinde borsamızda gerçekleştirildi.

Çalıştaya Ordu Valisi Sayın Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Mehmet Hilmi Güler, Altınordu Belediye Başkanı Sayın Aşkın Tören, kurum ve kuruluş temsilcileri ile KOBİ temsilcileri katıldı. Çalıştayda açılış konuşması yapan Yönetim Kurulu Başkanımız Ziver Kahraman şunları söyledi;

Sizleri, kurumum, meclis üyesi arkadaşlarım ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Değerli katılımcılar!

Dünya, teknoloji sayesinde fikrî ve fiziki anlamda hızla değişirken, artık taraflar birbirlerine çok daha hızlı erişmektedir. Klişe tabirle “Dünya artık küçük bir köy hâline dönüşmüştür.” Artık mesafelerin önemi kalmamaktadır. Mal ve hizmetlerin kalite kriterlerinden biri de “Hızlı erişim” olmuştur. Bir mal ve hizmete ne kadar hızlı erişirseniz memnuniyetiniz de o oranda yüksek olurken, “Kaliteli” olarak nitelendirme eğiliminiz de artar. Artık üretim süreci geleneksel kalıplardan sıyrılmaktadır. Aynılar aynı coğrafi mekânlarda bir araya gelmeyi tercih etmektedir artık. Bu “Tercih” bir anlamda, üretimin ve ticarete yön veren ekonomik hayatın gerekliliğindendir. Değişen ve gelişen şartlar, etkin ve adil, yok edici değil birbirini yaşatan akılcı rekabeti desteklemektedir. Taraflar, rakiplerine kendilerini kapamak yerine onlarla bir araya gelerek, aleniyet içerisinde rekabet ederek kazanmakta ve büyüyebilmektedir. Aynı iş kolundaki üreticilerin ve onları destekleyenlerin bir araya gelmesi şeklindeki yaklaşım “Kümelenme” nin en kısa ve yalın tanımıdır.

Çok değerli hocamız tarafından konunun detayına birazdan girilecek olup; ben kısaca kümelenmenin sağladığı, sağlayacağı avantajların önemli birkaç tanesine değinmek istiyorum.

– Firmaların ve destekçilerinin, bir arada bulunarak rekabet etmeleri, kümelenme içindeki firmalara maliyet avantajı kazandıracaktır.

– Ölçek ekonomisi anlamını bulacak, optimal ölçekte yatırım ve üretim söz konusu olacaktır.

– Kalite ve verim anlam kazanarak, kaliteli ve yüksek verimli üretim süreci başlayacaktır. İş gücü ve istihdama katkı sağlanacaktır.

– İhracat ve yeni şatış teknikleri gelişecek, firmaların rekabet gücü artacaktır.

– Teknolojik yenilikler hemen karşılık bulacak ve rağbet görecektir.

– Yerel ve global rekabetin kuralları içselleştirilip, oyun, kuralına göre oynanacaktır.

– Ar-Ge ve Ür-Ge’nin önemi artacak, kaynakların etkin ve verimli kullanılması tesis edilecektir.

– Tüm bunlar ekonomik büyümeyi, ekonomik büyüme de topyekûn kalkınmayı
sağlayacaktır.

Biz, Ordu Ticaret Borsası olarak, üretim ve pazarlama sürecinde büyüme ve kalkınma hamlelerine olumlu katkısı sağlayacak her projenin içinde olmaya, her projeden haberdar olmaya büyük önem veriyoruz. Üniversite-Sanayi İşbirliğine önem verirken bu ilişki ağında ilk ya da tüm hamleleri üniversiteden beklemek gibi bir gafletin içinde de değiliz.

Üniversiteler bilim üreten merkezlerdir ve bize düşen; üniversiteler tarafından üretilen bilimsel çıktıları talep edip ekonomik hayata uygulamaktır. “Talebi olmayana hizmet vermek” gibi bir aksiyon almıyorlar diye üniversiteleri sorumlu ya da yetersiz görmek doğru bir bakış açısı değildir. Ordu Üniversitesi ile birçok proje yürüttük ve hâlâ da yürütmeye devam ediyoruz. Kümelenme modeli için de, bilimsel yaklaşımlardan faydalanmak üzere üniversitelerimizden, onların bilgi birikiminden istifade edeceğiz. Üniversite-Sanayi İşbirliği’nin lokomotifi, sanayi sektörünün ortaya koyacağı taleptir. İşte bu türden çalıştaylarla sanayi sektörü bir anlamda ihtiyaç tespiti ve analizi yaparak, talep yöntemlerini de öğrenmektedir. Ben, sözlerime burada son verirken, çok önemsediğimiz çalıştayımızın kentimize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.

Borsamız ev sahipliğinde ve koordinasyonunda; Ordu İl Tarım ve Ormancılık Müdürü, Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanının, Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü ve uzmanları, Fiskobirlik Genel Müdürlüğü uzmanları, Perşembe Ziraat Odası Başkanı ve TZOB Yönetim Kurulu Üyesi, Altınordu Ziraat Odası Başkanı, Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı, katılımıyla 09 Nisan 2019 Salı günü bir ortak akıl toplantısı gerçekleştirildi. 2017 yılından itibaren ülkemiz ve özellikle bölgemiz gündemine giren Kahverengi Kokarca’yı konu alan toplantıda bu zararlının tanıtımı, zararları ve mücadele konusunda ne aşamada olduğumuz hususları masaya yatırıldı.

Gürcistan’da büyük zararlara yol açan Kahverengi Kokarca’nın zararlı bir böcek olması yanında taşıdığı bakteriyle çok daha derin zararlar veren bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekildi. İçinde fındığın da olduğu 300 zirai ürüne zarar veren bu böceğin ülkemizde sıkça görülen Yeşil Kokarcagillerden olduğu ve benzerlerinin bolca rastlandığı bu nedenle de ayırt etmenin çok kolay olmadığına dikkat çekildi. Bu hâliyle zararlı hususunda bir farkındalık çalışmasının şart olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

Mücadele şekillerine gelince;
– Kimyasal mücadele
– Biyolojik mücadele
– Karantina uygulaması
Gibi yöntemler gündemde olsa da, henüz sertifikalı bir zirai mücadele ilacı bulunmadığı bakanlığın bu konu üzerinde çalıştığı anlaşılmıştır. Gürcistan’da yapılan mücadelelerden bir sonuç alınamamış olmasına da dikkat çekilerek karşımızdaki tehdittin çapı hakkında bilgilendirme yapıldı.

SONUÇ: Tehdit sadece ilimizle sınırlı olmayı, tüm Karadeniz’i kapsamaktadır. Konuyla ilgili olarak Ulusal Fındık Konseyi tarafından bir farkındalık çalışması başlatılmıştı. Bu çalışmayı da kapsayacak şekilde bölgedeki diğer etkili kurum ve kuruluş temsilcileriyle bir araya gelerek topyekûn bir farkındalık çalışması başlatılmasına karar verildi.

 

Ziver KAHRAMAN
Yönetim Kurulu Başkanı

Kıymetli Basın Mensupları,

Hatırlayacağınız üzere 21 Ocak’taki TOBB Türkiye Ekonomi Şurası’nda Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan iş dünyasına yeni bir istihdam seferberliği çağrısında bulundu. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu çağrısının ardından Hazine ve Maliye Bakanımız, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız ve TOBB Başkanımız 2 hafta boyunca yoğun bir şekilde çalışarak istihdam teşviklerini hazırladılar. Bunlara yönelik yasal düzenleme de hızla Meclisten geçti ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

25 Şubat 2019 tarihinde TOBB Başkanımızın ev sahipliğinde Hazine ve Maliye Bakanımız, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız ile Oda ve Borsa Başkanlarımızın ve TOBB Sektör Meclisi Başkanlarımızın katılımıyla “Burası Türkiye Burada İş Var” sloganıyla İstihdam Seferberliği 2019 kampanyası başlatıldı. İstihdam Seferberliği 2019 kapsamında iş dünyamıza, girişimcilerimize 8 farklı teşvik sunuluyor ve bunları pek çoğu tarihi destekler şeklinde. Ben size bunlardan özellikle çok önemli gördüğüm ikisinden bahsedeceğim. Birincisi; nisan ayı sonuna kadar sağlayacağınız her ilave istihdamın tam 3 ay boyunca ücretini, sigorta primlerini ve vergisini devlet karşılıyor. Bu 3 ay boyunca işverenin maliyeti sıfır. 2.021 TL ücret ve 1.113 TL sigorta ve vergiler olmak üzere 3.134 TL’yi devletimiz karşılamış olacak. İşveren cebinden sıfır maliyetle yeni bir işsiz kardeşimizi işe almış olacak. Devamındaki 9 ay boyunca da devletimiz sigorta primlerini ve vergileri ödemeye devam edecek. Yani aylık 1.113 TL’yi devletimiz karşılayacak. Biz işverenler olarak sadece çalıştırdığımız kardeşimize ücretini ödeyeceğiz. İş alınacak kişi kadın, genç ve engelli ise 9 aylık süre 15 aya kadar uzamış olacak. Yine imalat sanayi ve bilişim sektöründe aylık 1.113 TL olan prim ve vergi teşviki 2.712 TL olarak verilecek. Buradan iş dünyasına çağrıda bulunuyorum. Gelin bu tarihi teşvikten yararlanın. Böyle bir teşviki hayata geçirdiği için hükümetimize çok teşekkür ediyoruz. İkincisi de; herhangi bir sebeple işinde sıkıntı yaşayan girişimcilerimiz için çok önemli bir destek getirildi. Böylece Devletimiz sıkıntılı günümüzde de yanımızda olduğunu bir kez daha gösteriyor. Eğer bir işveren işlerinde sıkıntı yaşadıysa, faaliyetleri durmuş ya da azalmışsa; çalışanlarının maaşı 3 ay boyunca Kısa Çalışma Ödeneği kapsamında İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödeniyor. Yani burada devletimiz işverene diyor ki, düzenini bozma, istihdamı koru. Tüm bu teşviklere ilişkin tüm detaylara istihdamseferberligi.org adresinden ulaşabilmek mümkün.

Aklınıza takılan bir konu olursa, ORDU TİCARET BORSASI’na ulaşmanız mümkün. Bu teşvikler konusunda şirket sahipleri ve yöneticileri kadar muhasebecilere ve şirketlerin insan kaynakları yöneticilerine de büyük görevler düşüyor. İstihdam teşviklerinin iyi anlaşılması ve uygulanması konusunda onlardan ekstra hassasiyet bekliyoruz. Önümüzdeki süreçte de Valimiz, Kaymakamlarımız, Belediye Başkanlarımız, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın yerel teşkilatları ve iş dünyası kuruluşlarımızın başkanlarının katılımıyla üyelerimize yönelik olarak istihdam teşvikleri bilgilendirme toplantıları yapmaya devam edeceğiz. İlimizde her ay en çok ilave istihdam sağlayan üyelerimizi kutlayacağız. Bakın 2017’deki istihdam seferberliğinde kamu-özel sektör olarak el ele verdik ve 1,5 milyon ilave istihdam sağladık. Kamu-özel sektör el ele verdimi yapılmayacak şey yoktur. Buradan tüm iş dünyamıza ve işverenlere de çağrıda bulunuyorum. Sizler vasıtasıyla ülke çapında her işverene sesleniyoruz; Türkiye’nin gücüne ve geleceğine güvenin. İstihdam Seferberliği 2019’a katılın, bu tarihi istihdam teşviklerinden faydalanın. En az bir işsiz vatandaşımızı işe alarak, hem işinizi geliştirin, hem ekonominin büyümesine katkınız olsun, hem de Türkiye’nin geleceğine yatırım yaparak, kazanan siz olun.

Dünün en çok kazananları, Türkiye’ye yatırım yapanlar, Türkiye’de istihdam sağlayanlar oldu. Yarının en çok kazananları da, bugün Türkiye’ye yatırım yapanlar, insanımıza istihdam sağlayanlar olacak. Bu topraklarda bereketi ve umudu hiç kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz. Bereketli ve umut dolu bir güne merhaba demek için, Burada iş var, Burada aş var, Burada gelecek var diyoruz.

Sizleri ORDU TİCARET BORSASI olarak saygıyla selamlıyorum.

Ziver KAHRAMAN
Yönetim Kurulu Başkanı

21 Ocak 2019 Tarihinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından gerçekleştirilen “Ekonomik Şura” da Sayın Cumhurbaşkanımız, ülkemizde yaşanan işsizlik sorununa dikkat çekerek iş dünyasından “İlave istihdam sağlamalarını” talep etmişler ve aldıkları taahhüde bağlı olarak da, istihdamın teşvikine ilişkin çalışmalar başlamıştı.

Camiamız tarafından yürütülen teşvik çalışmaları ekonomiden sorumlu bakanlar ve kurumlar tarafından uygun bulunarak benimsenmiş ve Resmi Gazete ’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 25 Şubat 2019 Tarihinde Ankara’da, Maliye Bakanımız Sayın Berat ALBAYRAK ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Fatma Betül SAYAN’ın bizzat katılımlarıyla gerçekleştirilen “TOBB 9. Sektörel Ekonomi Şurası” kapsamında “İstihdam Seferberliği 2019” kamuoyuna duyuruldu.

“İSTİHDAM SEFERBERLİĞİ 2019” sloganıyla hayata geçen teşvikler şu başlıklarda ve içerikte uygulanmaya başlamıştır.

YENİ İSTİHDAMA ÜCRET DESTEĞİ

– İşverenler, nisan ayı sonuna kadar ilave her istihdam için 3 ay boyunca prim ve vergi desteğinin yanında ücret desteği de görecekler, ücretleri devlet ödeyecektir.

YENİ İSTİHDAMIN SGK PRİMİNE VE VERGİSİNE DESTEK

– İşverenler Aralık 2020’ye kadar yeni istihdam için 12 ay boyunca SGK primi ve vergi ödemeyecek. Kadın, genç ve engelli istihdamında bu destek 18 ay boyunca devam edecek. İmalat ve Bilişim sektöründeki istihdamlarda daha yüksek tutarda prim desteği sağlanacaktır.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ

– Geçici süreyle iş yerinin alışma süresinde azaltmaya gitmek zorunda kalan işverenlerin azaltılan süreye ilişkin çalışanların 3 aylık ücretlerini devlet karşılıyor. Yani, kısa çalışma uygulaması sebebiyle işçi çıkarmak durumunda kalan işverenlerin 3 ay boyunca işçi maliyetlerini devlet üstleniyor. Başvurular İŞKUR üzerinden yapılıyor.

ASGARİ ÜCRET DESTEĞİ

– 2019 yılı boyunca çalışan sayısı 500’ün altında olan işverenlere işçi başına aylık 150.-TL, 500 ve 500’ün üzerinde işçi istihdam eden işverenlere aylık 101. TL Asgari Ücret Desteği verilecektir.

DÜZENLİ ÖDEMEYE DEVAMLI DESTEK

– SGK Primlerini düzenli ödeyen işverenlere 5 puanlık indirim uygulanacaktır.

KALKINMAYA İLAVE DESTEK

– Kalkınmada öncelikli 51 ilde, işveren tarafından ödenmesi gereken SGK primlerinin 5 puanlık indirimine ilave olarak 6 puanlık indirim daha uygulanacaktır.

ÖNCE İŞBAŞI EĞİTİMİ SONRA İSTİHDAM DESTEĞİ

– İşbaşı Eğitim Programları, işverenlere ve işsizlere ciddi fırsatlar sağlamaktadır.

– İşbaşı Eğitim Programlarına katılan kursiyerlerin 3 ay boyunca,

– İmalat ve Bilişim sektöründe 6 ay boyunca,

– Siber, Güvenlik, Kodlama, Yenilenebilir Enerji gibi stratejik alanlarda 9 ay boyunca, Devlet tarafından ücret ve sigorta desteği sağlanacaktır. 2-5 yaş arasında çocuğu olan kadın katılımcıların çocuk bakım desteği de devlet tarafından karşılanacaktır.

İHTİYACA UYGUN, NİTELİKLİ İŞGÜCÜ EĞİTİMİNE TAM DESTEK

– Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İşbirliği Projesi (MRGİP) kapsamında 8
aya kadar mesleki eğitim kursları düzenleniyor. Kursiyerlerin ücretini ve sigorta primlerini devlet karşılıyor.

Ordu Ticaret Borsası tarafından Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansına (DOKA) sunulan “Ordu Ticaret Borsası Lisanslı Depoculuk Hizmetleri” başlıklı fizibilite desteği projesine ait 07.02.2019 tarihinde çalıştay gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen çalıştaya bölgemizde yer alan fındık sektörüyle ilgili farklı kurum ve kuruluşların temsilcileri katılmıştır.

Proje ile birlikte Karadeniz Bölgesi ve Ordu ilinde önemli miktarda üretilen stratejik öneme sahip olan fındık ürününün ekonomik değerinin artırılması konusundaki çalışmalara katkı sağlamak ve daha sonra bu kapsamda açılacak olan AB, DOKA vb. kurumların teşviklerinden yararlanmak amacıyla, hazırlanması planlanmıştır. Ordu ilinde fındıkta lisanslı depoculuk ihtiyacının belirlenmesi ve lisanslı depoculuk işletmesinin yapılabilirliği, sürdürülebilirliği ve ekonomik rantabilitesini ortaya koyacak bir fizibilite raporu oluşturulacaktır. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Ordu Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ziver KAHRAMAN konuşmasında şunlara vurgu yapmıştır:

“Ordu Ticaret Borsası Lisanslı Depoculuk Hizmetleri” adlı projemiz “DOKA Fizibilite Desteği Programı “ kapsamında desteklenmektedir. Lisanslı Depoculuk, son dönemlerde sık sık, tarımsal üretim ve pazarlamanın bir parçası olarak gündeme gelmektedir. Geçmişte, 2012 yılında, ilimizde Ünye’de ve Batı Karadeniz’de Düzce’de denenmiş ancak başarılı olamamıştı. Giresun’da kurulmuş arzu edilen potansiyeli yakalayamamıştır. Bu somut durum ve örnekler “Acaba bu alanda bir fizibilite eksikliği mi var?” sorusunu ve ihtimalini aklımıza getirdi. Bu noktadan hareketle ilimiz için lisanslı depo fizibilite çalışması yaptık. Çalışmayı alanında profesyonel olan Karadeniz Danışmanlık adlı firmayla yürüttük ve bugün çalıştay noktasına geldik.

Lisanslı Depoculuk tarımsal ürünlerin belli standartlara sahip bir kaliteye kavuşarak, kütlesel olarak bir arada tutulması, ürün sahibinin depolama maliyeti ve riskini ortadan kaldırmak, arz fazlası ya da arz noksanı gibi durumlarda ürüne erişmeyi kolaylaştırmak gibi amaçlar taşımaktadır. ELÜS olarak kısaltılan Elektronik Ürün Senetleriyle ürünün fiilen yer değiştirmeden el değiştirmesi ve kaydi bir değer kazanmasını amaçlanmaktadır. Tarımsal üretim, depolama, pazarlama ve satış sürecinde adı sıkça zikredilmeye başlanan Lisanslı Depoculuk, Ordu Ticaret Borsası gibi, işlem hacmi bakımından bölgesinin en büyük Ticaret Borsasının, elbette gündeminde olacaktır. Bizler meseleye, her zaman olduğu gibi, popülist değil, akılcı ve bilimsel yaklaşıyoruz. Bu yaklaşımın bir gereği olarak bünyemizde oluşturduğumuz “Proje Ofisimiz” yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde projeler hazırlamakta ve uygulamaktayız. Üretim ve ticaret, projeler döngüsüdür. Proje üretmeden, geleneksel yöntemlerle ve el yordamıyla yapılan her işin sonucunun hüsran olması kaçınılmazdır. Artık birçok kurum, hemen hemen her alanda, ciddi bütçelerle proje destekleri sumaktadır. Kaynakların verimli
kullanılması adına projeler üretmek ve süreci buna göre şekillendirmek durumundayız.

Yürütmekte olduğumuz bu proje; “Ordu’ya lisanslı depo kuruyoruz” ya da “Kurmuyoruz” gibi bağlayıcı bir anlam taşımamaktadır. Lisanslı Depo kurulması, oldukça yüksek maliyetli bir sabit yatırımdır. Böylesine yüksek maliyetli bir yatırımın yapılması kaynakların etkin ve verimli kullanılması gerekliliğini de içinde barındırmaktadır. İşte biz, şu anda çalıştayını gerçekleştirdiğimiz bu proje ile kıt kaynakların en etkin biçimde nasıl kullanılacağını da tespit etmeye çalışıyoruz. Bu konuda elle tutulur somut bir veri ortaya koyacağız. Az sonra, proje uygulama sonucuna göre ortaya çıkan bir takım ramaklardan bahsedilecek ve “Rakamların olduğu yerde faraziyeye yer yoktur” klişesinden kinaye, artık daha somut şeylerden bahsedebileceğiz.”

Söz konusu proje kapsamında kamu kurumları, üretici, tüccar ve sanayiciye anketler uygulanmış, son olarak ta anketlerin değerlendirildiği ve görüşlerin tartışıldığı bir çalıştay düzenlenerek rapor hazırlama aşamasına geçilmiştir. Hazırlanan rapor kamuoyu ile paylaşılacak olup, elde edilen sonuç Ordu Ticaret Borsası tarafından değerlendirilip, gerekli görülen aksiyonlar alınacaktır.

Ordu Ticaret Borsası tarafından Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansına sunulan ve Ordu Valiliği ile ortak hazırlanan, “Fizibilite Raporu Hazırlama Eğitimi” başlıklı teknik destek projesinin 05/11/2018-09/11/2018 tarihleri arasında eğitim programı tamamlanmıştır. Gerçekleştirilen eğitime bölgemizde yer alan farklı kurumlardan katılan 14 kişi eğitimini tamamlayarak sertifikalarını almışlardır.

Konuyla ilgili konuşan Ordu Ticaret Borsası Başkanı Ziver KAHRAMAN;

“Fizibilite raporları teşviklerin doğru ve karlı sektörlere aktarılması, yatırımcının risklerini görmesi ve yatırıma karar verme sürecinin hızlanması amacıyla önem taşımaktadır. Ordu ili içerisinde neredeyse her kurumda proje ofisi bulunmaktadır. Fakat il ekonomisine yön veren sektörlere yönelik, fizibilite çalışmaları neredeyse hazırlanmamıştır. Yatırımcılar doğrudan projeleri hazırlamakta ve uygulama sürecinde karşılaştıkları sorunlara göğüs germek zorunda kalmaktadırlar. Karlılık oranı çok düşük, yatırımcıya uzun süre kar ettirmeyecek yatırımlarda söz konusu olabilmektedir. Fizibilite raporları hazırlanması gereken süreçlerde kurumlar bu işlemi hizmet alımı ile gerçekleştirmekte ve bu süreç, maliyet fazlası ve zaman kaybı olarak kurumlara yansımaktadır. Ülkemizin kıt kaynaklarının doğru ve karlı sektörlere aktarılması mikro ölçekte firmalara katkı sağlasa da, makro ölçekte ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Bu sebeple kurumların ilgili birimlerinde, fizibilite raporu hazırlayabilen kalifiye elemanlara ihtiyaç bulunmaktadır. Bu şekilde ilde her alanda fizibilite raporları hazırlanabilecek, zaman ve maliyetten tasarruf edilebilecektir. Bu kapsamda, ilin sos yo-ekonomik gelişmesine katkı sağlayacak her türlü faaliyette yer almaya çalışan ve hizmet verdiği sektörün gelişmesine dair üzerinde sorumluluk taşıyan Ordu Ticaret Borsası, ilde fizibilite raporu hazırlayabilen kalifiye eleman yetiştirilmesi için bu projeyi hazırlamıştır. Eğitimin sonunda katılımcılar, nitelikli bir fizibilitenin hangi özelliklere sahip olması gerektiğini, iyi bir fizibilitede aranması gereken cevapları, fizibilite hazırlama konusunda teknik, ekonomik ve mali yönden gerekli yöntem ve örnekleri uygulamalı şekilde öğrenebileceklerdir. Yatırım projelerinin gerçekleştirilmesi konusunda alınacak kararlara esas teşkil eden fizibilite raporunun nitelikli şekilde hazırlanması konusunda ilgili taraflar üzerinde farkındalığın arttırılması ve fizibilite raporu hazırlarken değerlendirmeye esas kritik noktaların somutlaştırılması konusundaki bilincin arttırılması sağlanabilecektir.” demiştir.

Bu basın bülteni, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın desteklediği “Fizibilite Raporu Hazırlama Eğitimi” Projesi kapsamında hazırlanmıştır. İçerik ile ilgili tek sorumluluk Ordu Ticaret Borsası’na aittir ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın görüşlerini yansıtmaz.

Fiyat istikrarı makroekonominin durumunu yansıtan en önemli göstergelerden biridir. Türkiye 2002’den sonra mali ve siyasi istikrarla birlikte fiyat istikrarı konusunda da çarpıcı bir iyileşme elde etmiş, enflasyonun tek haneli seviyelere düşmesi sağlanmıştır. Son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağandışı hareketlerin de etkisiyle enflasyon oranı yeniden çift haneler çıkmıştır.

Artan enflasyon hem alım gücü düşen vatandaşlarımızı, hem de artan girdi maliyetleri ve faizler nedeniyle firmalarımızı olumsuz etkilemektedir. Tüm bu sıkıntıları aşmak için, Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından hazırlanan ve Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın liderliğinde başlatılan Enflasyonla Mücadele Programını son derece önemli buluyor ve destekliyoruz. Zira enflasyonla mücadeleyi ne tek başına kamu, ne de tek başına özel sektör yapabilir. Sorumluluk ve görev hepimizindir. Enflasyonla mücadele aynı zamanda işsizlikle, yüksek faizle ve artan girdi maliyetleriyle mücadeledir. Türk özel sektörü, devletimizle birlikte topyekûn bir duruş sergileyerek, elini taşın altına koymaktadır. Bu çerçevede TOBB ve Odalar-Borsalar, her milli konuda olduğu gibi bu konuda da ülke çapında ortak bir dayanışma içindedir. 81 il ve 160 ilçede Odalarımız ve Borsalarımız Enflasyonla Mücadeleyi sahiplenmekte ve firmalarımızın en geniş şekilde katılımı için çalışma başlatmaktadır. Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki, bu mücadeleye toplumun tük kesimleri ne kadar güçlü destek olursa, etkisi de o kadar büyük olur. Reel sektörden finans sektörüne, kamudan vatandaşlarımıza kadar, tüm Türkiye olarak aynı hedefe kenetlenmeliyiz. Hepimiz tek yürek ve tek ses olursak, enflasyonla mücadelede de netice alacağımıza eminiz. Hem firmalarımızın hem de milletimizin, enflasyonla topyekûn mücadeleye en geniş şekilde katılacaklarına inancımız tamdır. Biz de, ORDU TİCARET BORSASI olarak siz değerli basın mensuplarımız kanalıyla, tüm Oda/Borsa üyelerimizin desteğini ve bu kampanyaya katılımlarını rica ediyor ve bekliyoruz. İnanıyorum ki, ORDU ili olarak gereken fedakârlığı gösterip, ülkemiz ve milletimiz için başlatılan bu iktisadi mücadele de en ön cephede yer alacağız. Kamu ve özel sektör arasındaki bu güçlü koordinasyon ve istişareyle, içinden geçtiğimiz bu zorlu süreci de geride bırakacağız.

Saygılarımla

Ziver KAHRAMAN
Yönetim Kurulu Başkanı

Borsamız tarafından yürütülen, Ordu Valiliği, Ordu Üniversitesi, Altınordu Ziraat Odası, İtalya TUSCIA Üniversitesi ve İspanyol IRTA ‘nın ortak olduğu “Fındık Üretiminde Geleneksel ve Modern Uygulamaların İncelenmesi” başlıklı ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen 2 yıl süreli projenin kapanışı 28 Eylül 2018 tarihinde gerçekleştirildi.

Projenin çıktılarından biri olan “Örnek Fındık Bahçe” Ordu Ticaret Borsası Başkanı Ziver Kahraman ve Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı ile fakülte öğretim görevlilerin katılımıyla 01.10.2018 tarihinde açıldı. Borsamız Başkanı Ziver Kahraman ; “ Uyguladığımız projemin en önemli çıktılarından biri bu bahçedir. Biz, bu bahçede, fındık üretimini geleneksel üretim alışkanlığından kurtarmanın mümkün olduğunu göstereceğiz. Fındık üretiminde endüstriyel ve modern yöntemlerin tamamını prototip niteliğinde olan bu bahçede uygulama imkanı yaratacağız. “ dedi.

“Uyguladığımız projenin kapanışını yapmış olsak da, bu bahçe ile esas hedefimiz olan; verimlilik ve kalite artışı hususunda yıllara sari hedef ve vizyon ortaya koymuş bulunmaktayız. Bundan sonra hayata geçireceğimiz diğer projelerle örnek bahçemiz modern çapta büyüyecek ve artık bir model halini alacaktır.” diyen Ziver Kahraman “ Çok kazanmak istiyorsak çok satmak zorundayız. Çok satmak için de çok ve kaliteli üretmek zorundayız. Biz, ezber bozacağız. Ezber bozmalıyız. Çok ve kaliteli üretip, çok satarak çok kazanmalıyız.” dedi. Ordu Üniversitesi Cumhuriyet Yerleşkesi arkasında bulunan Örnek Bahçe, 5 dönümlük eğimli bir arazi üzerine, teraslama yöntemi ve tek dal usulüyle oluşturulmuştur. Örnek Bahçe olmasının yanında iyi bir uygulama alanı da olan bahçe, ekonomik anlamda ürün verecek çağa geldiğinde, fındık dikimi yönünde yepyeni bir model ortaya çıkartacaktır.

Ordu Ticaret Borsası, kurumsal yapısını güçlendiren , kentine ve ülkesine değer katan projeler üretmeye devam ediyor…

“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” bu inanç ve duyarlılık kapsamında ekonomik kumpasın şiddetle karşısındayız. Milletimizin menfaatine devletimizin yanındayız.

Biz, köklü medeniyetler kurarak bu topaklarda kök salmış güçlü ve asil bir milletiz. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın jeopolitik ve ekonomik anlamda ne kadar stratejik olduğunu biliyor, ülkemize yönelik her türden saldırının arkasındaki kirli emeli de, çirkin yüzleri de görüyoruz, biliyoruz.

ABD Emperyalizmi tarafından ülkemiz ekonomik kıskaca alınarak çökertilmek istenmektedir. Gün, birlik olup, ayrılığı gayrılığı bir yana bırakıp, her türden hesabı öteleyip vatan için aynı dili kullanma günüdür. İşte bu temel mantıkla hükümetimiz tarafından hayata geçirilmek üzere “Bismillah” denilerek başlayan yeni ekonomik modeli destekliyoruz. Yerli ve milli üretim, yönetim, tüketim ve yaşam anlayışına inanıyor, tam destek veriyoruz. “Taşın altına elimizi koymalıyız” telkininde bulunup da olup bitenleri kenardan izleme lüksümüz yoktur. Milletçe gireceğiz o taşın altına. Dün tanklarıyla geldiler. Biz, iş dünyası olarak yine dik durduk. Devletimizin yanındayız dedik. Üretmeye, yatırım yapmaya, ihraç etmeye ve istihdam sağlamaya devam ettik. Hatta daha gayretli olarak devam ettik. Yatırımı, istihdamı, ihracatı artırmak için seferberlikler ilan ettik. Bugün ekonomik enstrümanlarla saldırıyorlar ve biz yine yatırım yapacağız, yine istihdam sağlayacak yine ihracatta rekorlar kıracağız. ABD’nin küstahlıklarına karşı hükümetimiz tarafından “Amerikan Mallarına Yönelik Ambargo” olarak algılanması gereken uygulamalara tam destek veriyoruz. Biz, Amerikan mallarını kullanmayacağız. Kullandırmayacağız. Hem Amerikan mallarını hem de bu topraklar için hayırlı rüya görmeyenlerin mallarını kullanmayacağız. Topyekûn bir boykot seferberliği içinde olmaya hazırız, varız. Kendi markalarımızı yaratacak, kullanacak, satacak ve büyüyeceğiz.

Diz çökmedik, çökmeyeceğiz.

Saygılarımla

Ziver KAHRAMAN
Ordu Ticaret Borsası
Yönetim Kurulu Başkanı

1936 yılında kurulmuş olan Ordu Ticaret Borsası kurulduğu günden beri kesintisiz ve işlem hacmini artırarak hizmet vermeye devam etmektedir. Çağdaş borsacılık anlayışını ilke edinmiş olan Ordu Ticaret Borsası TOBB Akreditasyon Sistemi kapsamında “Akredite Borsa” olup; Avrupa standartlarında hizmet vermekte ve verdiği hizmete dair izlenebilirlik sistemi oluşturmuş bulunmaktadır. Borsa kavramı en yalın tabiri ile “Çok sayıda alıcı ile çok sayıda satıcının bir araya geldiği disipline olmuş piyasalardır” şeklinde tanımlanmaktadır. İşte bu genel tanım ve çağdaş borsacılık anlayışının gereği olarak “Satış Salonu ve Elektronik Ticaret Projesi” kapsamında ilk adımı atarak 2018 fındık sezonunun açıldığı tarihte alıcı ve satıcıyı bir araya getirecek satış salonumuzda “İlk Gong” u çalmaya hazırlanıyoruz. Zamana bağlı olarak kurumsallaşacak bu sistem Türkiye’de farklı zirai ürünler için bazı Ticaret Borsaları bünyesinde mevcuttur. Özellikle “kesme çiçekçilik” ile “yaş sebze ve meyve” sektörlerinde “Mezat” biçiminde uygulanabilmektedir.

Kentimizin geçmişindeki “Tahıl Pazarı” kültüründen feyiz ve cesaret alarak fındık sektöründe bir ilk olacak bu sistemi kurmak adına üyelerimiz, üreticilerimiz ve tüm paydaşlarımız ile birlikte çalışacağız. Alıcı ve satıcıyı, aleniyet ilkesi ve objektiflik kriteri ile bir araya getirerek arz ve talebi disipline olmuş piyasada buluşturacağız. Bu sayede sürekli telaffuz edilmekte olan “Piyasa Fiyatı” su götürmez bir realiteyle teşekkül etmiş olacaktır. Özellikle borsalar ve borsa üyeleri hakkındaki asılsız ve ağır ithamları ortadan kaldıracak bu sistem sayesinde üreticilerimiz de ürünlerini kıymetlendirecek ve mülkiyetine sahip oldukları ürünleri için bir fiyat belirleyip de pazarlık edebilecekleri imkân ve zemin yakalamış olacaktır. Satış salonuyla başlayan projemizin bu ilk adımından sonra “e-fındık” olarak kavramlaştırdığımız elektronik ortamda fındık alım satımına imkân yaratacak yatırım için de kolları sıvadık. Yani borsacılığı elektronik ortama taşıyacak, tüm dünya için alıcı ve satıcı partalı oluşturacağız. Sürece yayılacak ve ihtiyaca, talebe göre şekillenerek kurumsallaşacak olan sistemin sektöre hayır getireceğine inanıyoruz. Biz ne Amerika’yı yeniden keşfetme gafleti içindeyiz ne de elimizde sihirli bir değnek olduğu iddiasında… Ülkemiz ve bölgemiz realiteleri içince fındıkta yaşanan, özellikle fiyat eksenli, sorunların spekülasyon ve manipülasyon iddialarına mahal vermeyecek şekilde ortadan kaldırılmasının yollarının arayışı içindeyiz. Başta üreticilerimiz olmak üzere, üretici temsilcilerimiz olan paydaşlarımız ile borsamızın güzide üyelerine hayırlar getireceğine inandığımız bu yeni süreçte kamuoyuyla iç içe ve yüz yüze olmaya devam edeceğiz.

Saygılarımla

Ziver KAHRAMAN
Ordu Ticaret Borsası
Yönetim Kurulu Başkanı

Ordu Ticaret Borsası proje ofisi tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’na sunulan “Examination of Traditional and Modern Applications in Hazelnut Production” (Fındık Üretiminde Geleneksel ve Modern Yöntemlerin İncelenmesi) başlıklı projemiz 2016 yılı Erasmus+ Ana Eylem 2 (KA2) Mesleki Eğitim Stratejik Ortaklıklar kapsamında kabul edilip, 2016 yılından itibaren uygulanmaya başlanmış ve iki yıldır devam etmektedir. Söz konusu projede 2017 yılı içerisinde İtalya, Türkiye ve İspanya ülkelerinde fındık üretimi yerinde görülmüş ve fındık sektörü her yönüyle incelenmiştir.

Her ülkede fındık sektörünün tüm yönlerinin incelenmesini takiben, ülkemizde iyi uygulama örneklerini yaygınlaştırma adına Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri tarafından iki aşamalı bir eğitim düzenlenmiştir. Eğitimlerden birincisi 25.07.2018 tarihinde Altınordu Ziraat Odası ev sahipliğinde çiftçilere yönelik olmuştur. Eğitimin ikinci aşaması 01.08.2018 tarihinde Ordu Üniversitesi ev sahipliğinde Ziraat Mühendisleri ve Tarım danışmanlarına verilmiştir. Bu kapsamda ilk eğitime katılamayan çiftçilere de tarım danışmanları ve ziraat mühendisleri aracılığı ile ulaşılması hedeflenmektedir. Eğitim ile birlikte Bahçe kurulumu, Budama, Sulama, İlaçlama, Zirai mücadele ve zararlılar konularında eğitim verilmiş, diğer ülkelerdeki mevcut durum paylaşılmıştır. Ordu’nun ilçe Ziraat Odaları, İlçe tarım Müdürlükleri, Giresun bölgesinde yer alan bazı Ziraat Odaları ve Fiskobirlik’te görev alan katılımcılardan oluşan teknik ekibe, eğitim sonunda sertifikaları verilmiştir.

Ordu Ticaret Borsası Meclis seçimleri 5174 sayılı kanunun usul ve esaslarına göre 01 Nisan 2018 Pazar günü 09.00-16.00 saatleri arasında Altınordu İlçe Seçim Kurulu gözetiminde Ordu Ticaret Borsası hizmet binasında gerçekleştirildi. Mevcut Başkan Ziver KAHRAMAN’ın listesi 307 seçmenin 220’sinin oyunu alarak seçimlerin galibi oldu. Borsa tarihinin tek adaylı en yüksek katılımlı ilk seçimi olduğunu bildirilirken, seçim sonrasında Ordu Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ziver KAHRAMAN borsa üyelerine hitaben bir teşekkür konuşması yaptı.

Ziver KAHRAMAN’ın konuşması:

Değerli üyelerimiz!
Çok kıymetli arkadaşlarım!
Sevgili dostlarım!
Sizlerin güven ve teveccühü ile bir kere daha bu onur ve sevinci yaşamaktayız. Her birinize tek tek teşekkür ediyor, Allah razı olsun diyorum. Geçtiğimiz dönem yöneticiliğini yaptığımız bu güzide kurum, gücünü de güvenini de sizin gibi her biri birer değer olan üyelerinden almaktadır. Geçmişte olduğu gibi bundan sonra da gücümüzü sizden almaya devam edeceğiz. Sizden aldıklarımızla yol haritamızı belirleyecek ve enerjimizi yine sizler için harcayacağız. Seçimimiz oldu, bitti. Sonuç budur. Bizler, demokrasinin en sağlam örneğini ortaya koyarak, demokratik ortamda tercihlerimizi oyladık ve ortaya çıkan sonuç bizim özgür irademizdir. Özgür irademizi hangi tarafta kullanmış olursak olalım, sandık açıldıktan sonra rekabet de, yarış da bitmiş, birlik, beraberlik ve dostluk başlamıştır. Biz, seçimleri rekabet ya da mücadele olarak görmüyoruz. Bu bir bayrak yarışıdır. Hizmet yarışıdır. Malumunuz olduğu üzere maddi anlamda bir kazancımız söz konusu değildir, gönüllülük esasıyla bilâ ücret hizmet vermekteyiz, yani bu bir gönül işidir. Gönülle yapılan işlerde gönül kırmak, gönül koymak olmaz. Önümüzde sayfaları hiç açılmamış bir dönem durmaktadır ve bu gece bu yeni dönemin eşiğinde, sizlerle beraber coşku doluyuz. Bu yeni dönem için projelerimiz hazır ve bu projelerimizin
birçoğunu izlerle paylaştık. Yarından tezi yok kolları sıvıyor ve kaldığımız yerden devam ediyoruz. Geride kalan dönemde ve seçim sürecimizde bizlere desteğini esirgemeyen, kar, yağmur, çamur demeden bizlere kapılarını ve gönüllerini açan siz değerli üyelerimize, gönül dostlarımıza, ne kadar teşekkür etsek azdır.

Sevgili dostlarım,
Söylenecek çok şey olsa da “gün söz söyleme günü değil iş görme günüdür “ diyerek, şükran ve minnetlerimi sunuyor, birlikte yürüyeceğimiz bu yolda Allah yâr ve yardımcımız olsun diliyorum.

Sağ olun!
Var olun!

Ordu Ticaret Borsası olarak değişen şartlara göre vizyon ve misyonunu, orta ve uzun vadeli amaçlarını, temel ilke ve politikalarını, hedef ve önceliklerini, performans ölçütlerini ve bunlara ulaşmak için izlenecek yöntemler ile kullanılacak kaynak dağılımını belirlemek için stratejik planımızı yenileme ihtiyacı duyarak; bu kapsamda 2017 yılı içerisinde borsamız Proje Ofisi tarafından DOKA’ya “ Kurumsallaşmada artı değer stratejik planlama” başlıklı proje sunmuştur DOKA tarafından desteklenen proje kapsamında yapılan çalışma neticesinde 2018-2021 dönemini içeren Stratejik Planımız oluşturulmuştur. Stratejik Plan hazırlama sürecinde temel unsurlar olarak; başta ürün-hizmet kalitesi olmak üzere, temelinde kültürel değişimin yattığı, üye odaklı çalışma prensibi, kurum çalışanlarının motivasyonu ve başarısı için çalışan odaklı bir yönetim anlayışı; “sonuca” yönelik kritik başarı faktörleri göz önüne alınarak, kurum hedefleri ve vizyonu belirlenmiştir.

Saygılarımla

Ziver KAHRAMAN
ORDU TİCARET BORSASI
Yönetim Kurulu Başkanı

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Kahraman Ordumuzun, 20 Ocak 2018 tarihinde Afrin’e yönelik olarak başlattığı “Zeytin Dalı Hareketi” nin destekliyor; silahlı kuvvetlerimize Allah’tan güç ve zafer niyaz ediyoruz. Uzun zamandan beri sınırlarımızı ve bütünlüğümüzü hedef alan bölücü terör odalarının tamamını ortadan kaldırmaya yönelik bir karar ve kararlılıkla başlayıp da devam etmekte olan hareket, ülkemiz açısından bir zorunluluk haline gelmiştir.

Sayın cumhurbaşkanımız başta olmak üzere sorumlu ve yetkili mercilerce, uluslararası her platformda sınır güvenliğimiz ile ülke bütünlüğümüzü tehdit eden unsurlara taviz ve destek verilmemesi gerektiği ısrar ve sabırla dile getirilmiş olmasına rağmen bölgedeki gelişmeleri dizayn etmeye çalışan emperyalist güçler tarafından bu ısrar ve sabrımız ne yazık ki doğru anlaşılmamıştır. Sayın cumhurbaşkanımız durumun vahametine dikkat çekmek adına her fırsatta “Bir gece ansızın gelebilir” demişler ancak ne yazıktır ki bu ve diğer tüm ikazlar arzu ettiğimiz biçimiyle algılanmamıştır. Bu stratejik konjonktür içerisinde “Yurtta Barış Dünyada Barış” şiarının varlığımızı korumakla mümkün olacağı anlayışıyla, iktidar ve muhalefetin tam mutabakatıyla kahraman ordumuz bir kere daha kolları sıvamıştır.

Ülkemiz kritik bir dönemden geçmektedir. “Hain 15 Temmuz Kalkışması” ardından iyice ayyuka çıkan Türkiye’yi zayıflatıp da dize getirme politikası Türk milletinin aynı bayrak altında aynı inançla bir araya gelerek, askeri sivili bir olup, vatanı savunma refleksini hayata geçirmiştir. Milli birlik ve beraberliğimizi korumak adına derhal bir araya gelebilme refleksimizden dolayı ayrıca gurur duyduğumuzu da alenen belirtmek isteriz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, devletimizin bekası adına bölgeye barış, huzur ve demokrasi
getirmek amacıyla başlattığı “Zeytin Dalı Hareketi’ nın bir tek Mehmetçiğin burnu dahi kanamadan hedeflendiği şekliyle tamamlanıp askerimizin muzaffer çıkmasını Allah’tan niyaz eder, bu hassas dönemde, bu memleketin ekmeğini yiyen, suyunu içen herkesi askerimizin, milletimizin safında yer almaya ve onlara duacı olmaya davet ediyoruz.

Saygılarımla

Ziver KAHRAMAN
ORDU TİCARET BORSASI
Yönetim Kurulu Başkanı

Ordu Ticaret Borsası proje ofisi tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’na sunulan “Examination of Traditional and Modern Applications in Hazelnut Production” (Fındık Üretiminde Geleneksel ve Modern Yöntemlerin İncelenmesi) başlıklı ERASMUS + KA2 Stratejik ortaklıklar kapsamında yer alan projemizin 2. Hareketlilik faaliyeti olan İspanya Hareketliliği 22- 28 Ekim 2017 tarihinde proje ortağımız IRTA koordinatörlüğünde gerçekleştirilmiştir. İspanya hareketliliği faaliyetine, Türkiye’deki ortaklarımızdan Ordu Valiliği, Ordu Üniversitesi ve Altınordu Ziraat odası, İtalya’dan TUSCİA Üniversitesi ve Proje koordinatörü olarak Ordu Ticaret Borsası’ndan, kurum temsilcileri ve çiftçilerden oluşan bir heyet katıldı.

Bir haftalık program, İspanya’da fındık tarımına dair, üretiminden ticaretine tüm aşamaların incelenmesini kapsamaktadır. Programa katılan heyet ilk aşamada, Araştırma Enstitüsünün çalışmaları hakkında fikir sahibi olmuş, çiftçiler ile bir araya gelerek fındık tarımına dair uygulamaları yerinde görmüştür. İspanya’nın Terragona ve Girona şehirlerinde yer alan üretici birlikleri ziyaret edilerek fındık ticaretinin nasıl işlediğine dair bilgiler alınmıştır. Ayrıca program, son gün IRTA’nın ev sahipliğinde bir çalıştay gerçekleştirilerek tamamlanmıştır. Programa dair Ordu Üniversitesi Ziraat
Fakültesi Bahçe Bitkileri bölümünün desteği ile bir rapor hazırlanarak, projenin web sitesinden tüm kesimlerin erişimine sunulacaktır.

Mesleki eğitim ve öğretim için stratejik ortaklık kapsamında hazırlanan bu projede kalite ve verimi artırmak amacıyla çiftçilerin mesleki kapasitelerinin uluslararası boyutta yeni teknolojilerin ve iyi uygulama örneklerinin paylaşımı ile geliştirilmesine odaklanılmıştır. Proje ile birlikte, Türkiye, İtalya ve İspanya arasında stratejik bir işbirliği oluşturulmuş olup, yapılan çalışmaların uluslararası boyuta taşınması ve iyi uygulamaların, teknoloji ve etkili tarımsal üretim mekanizmalarının çiftçilere indirgenerek paylaşımı sağlanacaktır. Proje sonunda akademisyenlerin desteği ile sektöre yenilikçi yaklaşımlar içeren ve sektörü bir bütün olarak değerlendiren 4 dilde tercüme edilen bir kitap ve beş dönüm arazi üzerine tesis edilen örnek bir bahçe oluşturulacaktır.

Ordu Ticaret Borsası proje ofisi tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’na sunulan “Examination of Traditional and Modern Applications in Hazelnut Production” (Fındık Üretiminde Geleneksel ve Modern Yöntemlerin İncelenmesi) başlıklı projemiz 2016 yılı Erasmus + Ana Eylem 2 (KA2) Mesleki Eğitim Stratejik Ortaklıklar kapsamında kabul edilip, 2016 yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Söz konusu projenin İtalyan, İspanyol ve Türk ortaklar ile birlikte hazırlanan poster sunumu, Şili’de 8. si ve bu yıl Samsun’da 9. su düzenlenen Uluslararası Fındık Kongresi’ nde sunulmaya hak kazanmıştır. Söz konusu kongre her
dört yılda bir farklı bir ülkede gerçekleştirilmektedir. Bu yıl Samsun’da 15-19/ Ağustos/ 2017 tarihinde gerçekleştirilen, 17 farklı ülkeden akademisyenler, araştırmacılar ve çiftçiler tarafından katılımın sağlandığı kongrede 150’den fazla, fındık yetiştiriciliği, hastalıkları, hasat dönemleri, pazarlanması vb. konularda sunum yapılmıştır. 10. Uluslararası Fındık Kongresi’nin 2021 yılında Amerika’da gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.

Poster sunumumuzda projemizin şu ana kadar gerçekleştirilen faaliyetleri ile birlikte 09.06.2017 tarihinde gerçekleştirilen uluslararası çalıştayın çıktılarına ve beklenen sonuçlara yer verilmiştir. Yönetim Kurulu Başkanımız; Sayın Ziver Kahraman’ında bizzat katıldığı kongrede “Projemizin büyük katılım oranına sahip, Uluslararası bir kongrede sunumunun yapılması projemizin, fındığın tüm taraflarınca bilinirliğinin artmasına dolayısıyla kalite ve verim odaklı çalışmaların çoğalmasına; üniversite ve STK’ların işbirliğinin artarak, sürdürülebilirliği yüksek projelerin yapılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu tür bilimsel kongrelerde, STK, sanayi ve Üniversitelerin birlikte yer alması büyük bir önem arz etmekte, çalışmaların sağlam bir temelde ve sonuç odaklı ilerlemesine vesile olmaktadır. Fındıkta verim ve kaliteyi artırmaya yönelik bu projenin, Uluslararası bilimsel bir kongrede yer alması çalışmaların sürdürülebilirliği açısından önemlidir.” dedi.

Geleneksel hale gelmiş olan “Ordu Ticaret Borsası Üyeler İle İstişare Toplantısı” nın 4.sü 09.06.2017 tarihinde gerçekleştirildi. Üyelerimizin yoğun katılımı yanında il valimiz Sayın İrfan BALKANLIOĞLU ve protokol mensuplarının da misafir olarak katıldıkları etkinliğimizde, yönetim kurulu başkanımız Sayın Ziver KAHRAMAN da, geleneksel açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

Yönetim kurulu başkanımız konuşmasında;

”Sizleri şahsım, kurumum, meclis üyesi arkadaşlarım, çalışanlarımız ve üyelerimiz adına saygıyla selamlarım. Geleneksel hale gelen “Üyeler İle İstişare Toplantımızın” dördüncüsünü gerçekleştiriyor olmanın ve bu münasebetle huzurlarınıza bir kere daha çıkmış olmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Rabbim tuttuğumuz ve tuttuğunuz oruçları kabul eylesin. Birliğimizin, dirliğimizin ve huzurumuzun bozmamasını diliyor hepinize hoş geldiniz diyorum. Hoş geldiniz efendim!

Değerli misafirlerimiz;

Sizlere bu kürsüden en son hitap ettiğim günden sonra ülkemizde ve coğrafyamızda, ne yazık ki, çok acı şeyler yaşandı. Darbe kalkışmaları, terör eylemleri ve ekonomik saldırılarla ülkemiz zayıflatılmaya, zaafa uğratılmaya çalışıldı. İçinden geçtiğimiz ve geçmekte olduğumuz süreç, hiç şüphe yok ki, oldukça çetindir. Tarihe iz bırakacak bir dönemden geçiyoruz değerli misafirlerimiz. İşte bu dönemde birlik ve dayanışmaya daha çok ihtiyacımız vardır. Birlik ve dayanışma içinde olursak neleri başarabileceğimizin en büyük ispatı da; 15 Temmuz 2016 gecesi, o hain kalkışmayı, milletçe püskürtmemiz olmuştur. Bu hain kalkışma ve diğer terör olaylarında şehit düşen sivil, asker ve polis yurttaşlarımızı rahmet ve şükranla anarken, kahraman gazilerimize de minnetlerimi sunmayı görev addediyorum. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın değerli misafirlerimiz.

16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilen halk oylamasıyla, tarihimizin en yüksek katılımlı seçimi ile anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemine geçişe “Evet” dedik. Milli iradenin tek sahibi olan milletimizin bu tercihi ülkemize her yönüyle hayırlı olsun. İçinde bulunduğumuz yılın bizim açımızdan bir diğer önemli yanı; oda ve borsaların seçim yılı olmasıdır kıymetli misafirler. Bu kapsamda biz de, Ordu Ticaret Borsası olarak- Allah izin verirse sonbaharda seçimlerimizi gerçekleştirecek ve borsamızda dört yıl görev yapacak üyeleri seçecek, organ teşekküllerini sağlayacağız. Biz, seçimlerin demokratik bir yarış algısı içinde geçeceğine yürekten inanıyoruz.

Tıpkı 16 Nisan Halk Oylamasında olduğu gibi en yüksek katılımlı ve
demokratik bir seçim geçirmemizi diliyorum.  Bizler de, bizden öncekiler de ve bizden sonra gelecekler de, gönüllülük esasıyla siz değerli üyelerimizin ve ülkemizin menfaatine hizmet etmiştir ve de edecektir çünkü bu bir hizmet yarışıdır. Ben şimdiden seçim sonuçlarımızın camiamıza ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Değerli üyelerimiz;

26 Mayıs 2013 tarihinde yapılan borsamız seçimleri sonucunda sizlerin teveccühü ile borsa meclis üyeliğine seçildik. Seçildiğimiz o ilk günden beri, ilk günkü heyecanla sizlere hizmet vermeye devam ettik. Şahsım, meclis üyesi arkadaşlarım ve çalışanlarımız için temel düsturumuz “Üye Memnuniyeti Odaklı Hizmet Anlayışı” olmuştur. Sizlerden gelen en küçük bir öneri, vizyon oluşturmamızda büyük önem taşımıştır ve taşımaktadır. Bu genel anlayış içerisinde geride bıraktığımız yılda 100’den fazla noktaya üye ziyareti gerçekleştirerek, siz değerli üyelerimizle hep irtibat halinde olduk. Bu ziyaretlerimizde siz kıymetli üyelerimizin ticari faaliyet gösterdiği merkezlerdeki bürokratik ve idari birimleri de ziyaret edip, sizlerin iş ve işlemlerinde kolaylık sağlayacak lobicilik ilişkileri geliştirmeye özellikle dikkat ettik. Bu anlamda herhangi bir sorun yaşanması ya da bir sürece girilmesi durumunda direkt müdahil olarak bir anlamda siz üyelerimize danışmanlık, kılavuzluk ettik.

Kıymetli üyelerimiz;

“Marifet iltifata tabidir “ vecizinden kinaye ederek neler yaptık, nelere niyetlendik, şimdi huzurlarınızda genel hatlarıyla sizlerle paylaşmak istiyorum. -Her bir üyemiz adına düzenlediğimiz “üye kimlik kartları” veya borsamız tarafından düzenlenecek bir belgeyle, mahallinizdeki veya ilimizdeki herhangi bir özel hastanede tedavi olduğunuzda özel indirim uygulanmaktadır. Bu hastaneler ile yaptığımız özel anlaşmalar ile borsamız üyeleri ve aile efradının indirimli sağlık hizmetinden yararlanmasını sağladık ve takibini de yapmaktayız.

Sağlık en büyük hazinedir.

-Borsamızın mevduatları teminat gösterilerek Ziraat Bankası ve Denizbank’ta yaratılan düşük faizli “TOBB Nefes Kredisi” siz değerli üyelerimize bizzat tarafımca anlatılmış ve üyelerimizin büyük çoğunluğu da bu krediden faydalanmıştır. Nefes kredisi kullanılabilmesi için gerekli evraklardan biri olan “Faaliyet Belgesi” borsamızca, ücretsiz olarak adınıza tanzim edilerek talep ettiğiniz banka şubesine yine tarafımızdan ulaştırılarak bürokrasi sıfırlanmıştır. Kredi başvuru ve kullanım aşamasında gerek banka şubeleri ve gerekse Kredi Garanti Fonu gibi daha merkezi birimlerde ortaya çıkan sorunlara karşı siz değerli üyelerimiz bizleri hemen bilgilendirdiniz ve bizler de güçlü lobicilik faaliyetleriyle, bildiğiniz üzere, bu sorunları en kısa sürede çözdük. Mevzuatların el verdiği oranda, sizlerden aldığımızı sizlerin faydasına kullandık ve kullanmaya da devam edeceğiz.

-KOSGEB tarafından verilen krediler hususunda siz değerli üyelerimizi hızlı ve etkin olarak bilgilendirip, kredi başvuru, takip ve sonraki aşamalarında danışmanlık hizmeti verdik ve bu alanda hizmet vermeye devam edeceğiz.

-Ordu Ticaret Borsası olarak borsamız hizmetlerini siz değerli üyelerimizin ayağına götürme farkındalığını önemsedik ve bunu da hassasiyetle uyguladık. Siz kıymetli üyelerimizi birer  çalışma arkadaşlarımız olarak görüp, görevlendirdiğimiz bir ekiple her türden hizmeti bizzat siz değerli üyelerimizin ayağına götürürken, en güncel bilgilendirmeleri de yüz yüze ve hızla yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Siz kıymetli üyelerimiz ile aramıza hiçbir aracı
koymadık ve koymayacağız. Her ihtiyaç duyduğunuzda bizzat sizlere ulaştık ve tüm enerjimizi bu yönde kullandık ve de kullanmaya devam ediyoruz. Sizlere ulaşmak adına hiçbir engeli de mazeret etmedik ve de etmeyeceğiz.

-Başta fiyat haberleşmesi olmak üzere, siz değerli üyelerimizin ticari hayatlarını kolaylaştıracak her türlü bilgiyi anında ve birçok iletişim kanalıyla tarafınıza ulaştırıp, takibini yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz.

-Yaptığımız işlemler sonucunda oraya çıkan ve ticari hayata katkı sağlayacak, öngörü oluşturacak, istatistiki verileri yine birçok iletişim kanalıyla sizlere ve kamuoyuna duyurduk ve de duyurmaya da devam ediyoruz.

-Şeffaflık ve aleniyet ilkesiyle çalışmayı şiar edinmiş olan borsamız, üyelerinin ihtiyaç duyduğu her türlü veriyi oluşturmakta, saklamakta ve paylaşmaktadır.

-Borsamız bünyesinde oluşturduğumuz Proje Ofisimiz ile proje yazabilir ve yürütebilir bir kurum haline geldik. Ağırlıklı olarak fındıkta kalite ve verimliliği öne çıkartan projeler yapmaya özen göstermekteyiz. Ve açılışını mart ayında yaptığımız Avrupa Birliği fonlarından desteklenmekte olan “Fındık Üretiminde Modern ve Geleneksel Uygulamaların İncelenmesi” adlı projemiz 2018 yılında modern ve örnek bir bahçe tahsis edilmiş olarak tamamlanacaktır. İtalya ve İspanya gibi , yabancı ortaklarımızın olduğu projemiz ile fındık üretiminde ve ticaretinde rakibimiz durumundaki ülkelerdeki uygulamalar da yakinen gözlemlenecek ve örnek bahçemiz bu esaslarla oluşturulacaktır. Ordu Ticaret Borsası olarak ilimiz ve ülkemiz için en güçlü ekonomik kalem olan fındığı kıymetlendirmekte kararlı ve emin adımlar attık ve atıyoruz.

-Fındık, ülkemiz, bölgemiz ve ilimiz için ikamesi mümkün olmayan, üretim ve ticaretinde “Tek Tabanca” olduğumuz bir üründür. Tarımsal ürün ihracatımız içinde en yüksek payı fındık almaktadır. İhracatta en büyük sorun olan aflatoksin konusunda; aflatoksinli ürünün imhası gibi çok vahşi bir yöntem dayatılmaktaydı. Oysa fındık homojen değildir ve birçok kere yapılan analizlerde birçok farklı sonuç elde edilebilmektedir. Bu konuyla ilgili olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nezdindeki lobiciliğimizle aflatoksinli
partilerin imha edilmek yerine birçok kez seçilip de tekrardan analize tabi tutularak ihraç edilebilir hale getirilmesini sağladık.

-Fındık bizim için çok önemli olsa da diğer sektörleri de yok saymıyoruz elbette değerli misafirlerimiz. Bir diğer kotasyon maddemiz olan “Canlı Hayvan ve Et Ticareti” ndeki üyelerimize yönelik olarak “Gıda Sağlığı ve Güvenliği ile Hayvan Hastalıkları” hususunda bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yaparak üyelerimize doğru, güncel, etkin bilgilendirme yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

-Borsamız bünyesinde oluşturduğumuz “Dış Ticaret İstihbaratı Birimi” ile gelecek dönemlerde, ihracat yapmak isteyen ya da ihracat yapmakta olan üyelerimizi birbirlerine rakip etmeden dünyanın birçok noktasına ihracat yapabilir hale getireceğiz.

-Bunun yanında, ulusal baz da yürütülmekte olan programların gerisinde kalmadık ve taşın altına tüm bedenimizi koyduk. Malumunuz olduğu üzere Milli İstihdam Seferberliği konusunda her birinizi tek tek dolaşarak birebir bilgilendirdik.

-Tüm ülkede ilan edilmiş olan Milli İstihdam Seferberliği kapsamında oluşturulan Mesleki Eğitim ve İstihdam Seferberliği kapsamında İŞKUR ile protokol yapıp İŞKUR’un siz kıymetli üyelerimize dönük hizmetlerinin borsamızda oluşturduğumuz bir temas noktasında sağlanmasının alt yapısı oluşturulmuştur.

-MEYBEM olarak kısaltılmış olan “Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme” çalışmaları kapsamında sizlere vaat etmiş olduğumuz “Mesleki Standardizasyon” un yani, tacirlik mesleğine bir takım standartlar getirilmesi hususundaki çalışmalarımız, temaslarımız, hiç şiddetini kaybetmeden devam etmektedir. Kabul edersiniz ki, bu tür şeyler “Yapısal “dır. Yani merkezi otoritenin uhdesinde çözümlenebilir durumdadır, o nedenle de; merkezi
otoritenin önceliklerinin konjonktürel olarak hızla değişmesi sebebiyle bizim taleplerimize geç cevap verilebilmektedir. Ama er ya da geç biz bu işten bir sonuç alacağız. Geçmiş yıllarda üyelerimizi finans sektörü ve üniversiteyle yakınlaştırmak adına bir dizi etkinlik gerçekleştirmiştik, hatırlarsınız. Bu vizyonumuz hiç değişmemiştir. Aksine, gelişmiştir.

-“Finansal Okur Yazarlık” başlığıyla yürüttüğümüz etkinliğimizin akabinde Ziraat Bankası ile üyelerimize yönelik düşük faizli kredi protokolü imzalamıştık ve siz değerli üyelerimiz ise o dönem bu kredilerden de yararlanmıştı. Finansmana erişim ticari hayatın en önemli argümanlarından biridir değerli üyelerimiz, işte o nedenledir ki; siz değerli üyelerimizin finansmana erişimi noktasında, büyük küçük demeden her türlü imkândan hızlı ve doğru bir şekilde haberdar olmanızı sağlıyor ve sağlamaya devam ediyoruz.

-Üniversite – Sektör arasındaki bağı güçlendirmek adına, projelerimize ve çalışmalarımıza üniversitemizi muhakkak dâhil ediyoruz. Geçtiğimiz yıllarda hayata geçirdiğimiz “Üniversite-Sanayi İşbirliği Bağlamında Bal ve Fındığın Kullanıldığı Yeni Ürünler Arayışı Çalıştayı” ile bu vizyonumuzu ortaya koyduk ve “Fındıkta Zirai Donla Mücadele” başlıklı paydaş çalıştayımızda da yine üniversitemizle iş birliği içerisindeydik. Bu bağlamda Üniversite-Sanayi İşbirliğini çok önemsiyoruz.

Değerli misafirlerimiz, kıymetli üyelerimiz;

Ordu Ticaret Borsası fındık ile anılan ve işlem hacminin %95’ini fındık tescili oluşturan köklü ve tecrübeli bir kurumdur. Bildiğiniz üzere fındık sektöründe 2009 yılından bu yana bir ilk ve bu ilke dayalı değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimlerin göbeğindeki kurumlardan biri olarak süreci doğru anlamak ve fındık ticaretini serbest piyasa teemmüllerine uygun olarak kurumsallaştırmak
adına geleceğe yönelik vizyonlar oluşturup bunları birer birer hayata geçireceğiz.  Borsanın tanımı “ Çok sayıda alıcı ile çok sayıda satıcının, disipline olmuş mekânlarda bir araya gelmesi “ şeklinde olup, Ordu Ticaret Borsası olarak çağdaş borsacılık anlayışı içinde hangi hamleyi yapmak ve hangi aksiyonu almak gerekiyorsa onu yaptık, yapıyoruz ve de yapacağız.

Değerli misafirlerimiz;

Türkiye, fındık üretim ve ticaretinde halen lider olsa da, artık katma değeri yüksek ürünlerle pazar hâkimiyetimizi taçlandırmamız gerektiği de ortadadır. Bugün 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yapan ve yaklaşık 3 milyar dolar ihracat geliri elde eden Türkiye’nin artık Ar-Ge ve Ür-Ge odaklı, yüksek katma değerli ve rekabet edebilme mukavemeti yüksek ürünlerle pazara hükmetmesi gerekmektedir. Yüksek katma değerli nihai ürün elde etme noktasında “milli vizyon ve hamle” ortaya koymak zorundayız. Artık fındık için sözde “Milli Ürün” dönemini kapatmalı, fındığın üretim ve ticaretindeki stratejik özelliklerine bağlı olarak yapısal eksikliği giderilerek resmen Milli Ürün ilan
edilmesi ve bir milli ürün için nasıl davranmak gerekiyorsa öyle davranılması gerekmektedir. Bunu yaparken de, öncelikle, birlik ve beraberlik içinde olmak zorundayız. Teknolojik alt yapıyı önemsiyoruz ve hizmet kalitemizi artırmak adına bu alana ağırlık veriyoruz. Hizmet odaklarımızda gerekli teknolojik yeniliklere azami özen göstererek sizlere daha hızlı, kaliteli ve çeşitli hizmet veriyoruz.

Ordu Ticaret Borsası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Akreditasyon Sistemi kapsamında akredite edilmiş bir kurumdur. Bu, şu anlama gelmektedir kıymetli üyelerimiz; size hizmet veren, sizlerle anlam kazanan, sizin kurumunuz, siz borsanız Avrupa Birliği ülkeleri ayarında ve beş yıldızlı hizmet vermektedir. Bugün İngiltere’deki bir borsa hangi standartlarda hizmet veriyorsa sizin borsanız da aynı standartta hizmet vermektedir. Ordu Ticaret Borsası olarak sizlerden gelen her türlü reaksiyonu hassasiyetle değerlendirip bu reaksiyonlara ilişkin yol haritamızı belirledik ve bundan sonra sizlerle birlikte, çağdaş borsacılık anlayışı içinde yol alamaya devam edeceğiz. Destekleriniz ve inancınız için bir kere daha, huzurlarınızda, sizlere en kalbi duygularımla teşekkür etmek istiyorum. Bize inandınız, güvendiniz, sağ olun, var olun, Allah hepinizden razı olsun. Teknolojinin nimetlerinden faydalanmayı, en temel ekonomik emtiamız olan fındıkta, her aşamada
yaygınlaştırmak zorunda olduğumuzu bir kere daha vurgulamak istiyorum kıymetli üyelerimiz. Üretimden ihracata kadar, her aşamada teknoloji yoğun üretimi benimsemek durumundayız. Geleneksel yöntemlerle üretim ve ticaret devri artık sona ermiştir ve geleneksel yöntemlerde ısrar etmenin sonucu pazar payının küçülmesi ve nihayetinde de yok olunmasıdır.

Kıymetli misafirlerimiz, değerli üyelerimiz;

Dün de söylediğimiz gibi bugün de aynı noktadayız ve aynı şeyleri söylüyoruz. Bizler, uzlaşıdan ve işbirliğinden yanayız. Bizim tavrımızda ve dilimizde, kavga ve çatışma olmamıştır ve de olmayacaktır. Seçimle iş başına gelmiş bir meclisiz, bizi isteyenler kadar isteyenlerin de olacağını açık yüreklilikle kabul etsek de, hizmet anlayışımız için asla ve asla böylesi bir ayrım söz konusu dahi olmamıştır ve de olmayacaktır. Her dönem ve her konuda eleştiriye açık olduk ve açık olmaya da devam ediyoruz, kimseye gönül koymadık ve koymayacağız, hiç kimsenin de bize gönül koymasını istemeyiz. Bizler, sizlere hakkımızı helal ediyoruz sizler de helal ediniz. Rabbim hepinizden razı olsun.

Güzel bir kentte yaşıyoruz kıymetli misafirler! Güzel ve huzurlu bir kentte uyum içinde yaşıyoruz, Rabbimize bin şükür. Son nüfus sayımına göre toplam nüfusumuz 750 bin 588 kişi olarak ölçülmüş ve bir önceki sayım sonucuna göre yaklaşık %3’lük bir nüfus artışı söz konusu olmuştur. Temennimiz; kentimizin makûs talihi olan göç olgusunun tersine dönmesi ve bu kentin çocuklarının artık geri dönmesidir ve burada yaşayabilmesidir. Bu topraklar bizim, bizim, kıymetli katılımcılar, bu köylerde ve bu köylerdeki fındık bahçelerinde çevrili o mezarlıklarda atalarımız, köklerimiz yatmaktadır. Dileğimiz ve çabamız odur ki gurbet ellerde sıla hasretiyle akıp giden ömürlerin, ölülerinin değil de, dirilerinin bu topraklara dönmesi ve bu topraklarda doyabilmesidir, yaşayabilmesidir. “Coğrafya kaderdir” demiştir İbn-i Haldun ve biz bu coğrafyanın zorluğunun ve kaderinin bilincinde olarak, inadına, kardeşçe yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz. Tüm kötü niyetlilere,
bölücülere ve hainlere inat, biz kardeşlik duyguları içinde üreterek yaşamayı tercih edecek ve üreterek zenginleşeceğiz. Dünyada kalıcı bir güç haline gelebilmenin tek yolu ekonomik büyüme ve kalkınmadır değerli üyelerimiz. Türkiye, sahip olduğu potansiyelleri, sizin gibi çalışkan ve azimli girişimcileriyle daha çok başarı hikâyesine dönüştürecektir. Ben, bu salonda bulunan ve bulunmayan Ordu Ticaret Borsası’nın tüm üyelerinin, bizzat kendilerinin, birer başarı hikâyesi olduğuna yürekten inanıyorum. Ne kadar zor şartlarda ve yüksek riskle ticaret yaptığınızı da biliyorum. Sizleri bu kahramanlığınızdan dolayı da bir kere daha tüm içtenliğimle kutluyor ve ayakta alkışlamak istiyorum. İyi ki sizler varsınız! İnsanın en hayırlısı insana hayrı dokunandır değerli misafirler. Büyükşehir statüsündeki ilimizde bu huzur ve güven ortamını tesis eden mülki ve idari amirlere ve birimlere huzurlarınızda bir kere daha can-ı gönülden teşekkür ediyor ve minnetlerimi sunmak istiyorum.

Kıymetli misafirler, çok değerli üyelerimiz;

Birlikte geçirdiğimiz bu dört yıl boyunca sürçülisan ettikse affola… Bu dört yıllık sürede, kardeşlik ilişkileri içinde bizlere kucak açan siz değerli üyelerimize, bizleri bir arada, birlik ve beraberlik içinde tutan herkese ve herkese, bu samimi gayretlerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Allah’tan, sizlerle, tekrardan ve daha uzun yıllar bir arada ve kardeşlik içinde çalışabilme fırsatı ve imkânını vermesini niyaz ediyorum. Allah, birliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi ve huzurumuzu bozmasın. Hepinize en engin sevgilerimi ve en derin saygılarımı sunuyorum. Hoş çakalın Allah’a emanet olun”dedi.

Ordu Ticaret Borsası proje ofisi tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’na sunulan “Examination of Traditional and Modern Applications in Hazelnut Production” (Fındık Üretiminde Geleneksel ve Modern Yöntemlerin İncelenmesi) başlıklı, 2016 yılı Erasmus + Ana Eylem 2 (KA2) Mesleki Eğitim Stratejik Ortaklık projemizin 29.03.2017/Çarşamba Günü Teknik toplantısı, 30.03.2017/Perşembe Günü açılış toplantısı gerçekleştirilmişti.

Projenin ikinci ayağı olan Türkiye Hareketlilik Programı 05-09 Haziran 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Borsamızın sahibi olduğu proje, ikisi yabancı ve üçü yerli olmak üzere, borsamızla birlikte 6 ortaklı olup; proje uygulama süresi olan 2 yılın sonunda 5 dönümlük bir örnek fındık bahçesi tesis edilecek. İspanyol ortağımız olan IRTA adlı üretici birliği ve İtalyan ortağımız TUSCIA Üniversitesinden toplam 16 ziyaretçinin ilimize gelmesiyle başlayan hareketlilik kapsamında fındık sektöründeki kurum ve kuruluşlar ile örnek bahçe ziyaretleri gerçekleştirilecek.

05.06.2017 tarihinde saat 09.30 ‘da borsamızdaki tanışma programıyla başlayan etkinlikte konuklara hitap eden yönetim kurulu başkanımız şöyle konuştu.

“Burada bulunmanıza gerekçe olan proje hakkında, kurumumuz proje sorumlusu az sonra bir sunum gerçekleştirecek, bundan dolayı ben proje detayına girmeyeceğim ama şu kadarını söylemek istiyorum; bu projenin temel amacı fındık üretimindeki iyi uygulamaların karşılıklı etkileşim için paylaşılmasıdır. Şu anda dünyada en çok fındık üretilen ülkede, Türkiye’de, bulunuyorsunuz ve Türkiye’de de en çok fındık üretilen şehirde, Ordu’da bulunuyorsunuz. Türkiye fındık üretiminin yaklaşık %30’unu sağlayan kentimizde, sizleri ağırlamaktan dolayı mutluyuz.

Sizlere Ordu Ticaret Borsası hakkında biraz bilgi vermek istiyorum.
Ordu Ticaret Borsası 1936 yılında kurulmuş ve kurulduğu günden beri de kesintisiz hizmet vermektedir. Türkiye’deki borsacılık, kendine özgü ve kendi dinamiklerine göre şekillenmiş, oldukça da etkindir.
Ordu Ticaret Borsasının ana faaliyet konusu fındıktır. Fındık, üretici tarafından pazara indirildiği anda bizim de sürecimiz başlar. Kabuklu fındık başta olmak üzere, iç ve işlenmiş, mamul ve yarı mamul her türden ürünü, ticari anlama gelen her evrede kayıt altına almaktayız. Pazara inen her bir fındığı tüketiciye varana kadar takip edebilen ve buna ilişkin
fiyat, miktar, kalibre gibi istatistikleri tutan bir kurumuz.
Ticaret Borsaları, yetkilerini kanundan alır. Bu kanunun belirlemiş olduğu esaslarla, işlem yaptığı ürünlerin üretimini ve ticaretini yapanların yararına işler yapmak için kurulmuşlardır.

Sizler şu anda Türkiye’de fındık üretim bölgesinde yer alan Ticaret Borsaları arasında en köklü ve en çok işlem hacmine sahip borsanın misafiri, proje ortağısınız. Deneyimlerimizi sizlerle paylaşmaktan ve sizlerin deneyimlerinden faydalanacak olmaktan dolayı duyduğum mutluluğu bir kere daha belirtir, bu proje kapsamında burada geçireceğiniz dolu dolu 5 günün hepimize faydalı olmasını dilerim. Projemiz sonuçlandığında tüm proje ortaklarının maksimum faydayı sağlayacağına olan inancımla sizleri selamlıyor, tekrar hoş geldiniz diyorum.“

 

Ziver KAHRAMAN
Ordu Ticaret Borsası
Yönetim Kurulu Başkanı

Ordu Ticaret Borsası proje ofisi tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’na sunulan “Examination of Traditional and Modern Applications in Hazelnut Production” (Fındık Üretiminde Geleneksel ve Modern Yöntemlerin İncelenmesi) başlıklı projemiz 2016 yılı Erasmus + Ana Eylem 2 (KA2) Mesleki Eğitim Stratejik Ortaklıklar kapsamında sunulan 287 projeden, “İyi Uygulamaların Değişimine Yönelik Mesleki Eğitim Stratejik Ortaklıklar” faaliyeti kapsamında kabul edilen 11 adet proje teklifinin içerisinde yer alarak hibe desteği almaya hak kazanmıştır.

Söz konusu projede İtalya, İspanya ve Türkiye arasında bir stratejik ortaklık kurularak Türkiye’den Ordu Ticaret Borsası, Ordu Valiliği, Ordu Üniversitesi ve Altınordu Ziraat odası, İtalya’dan TUSCİA Üniversitesi, İspanya’dan IRTA Araştırma Enstitüsü proje ortaklarıdır. Mesleki eğitim ve öğretim için stratejik ortaklık kapsamında hazırlanan bu projede kalite ve verimi artırmak amacıyla çiftçilerin mesleki kapasitelerinin uluslararası boyutta yeni teknolojilerin ve iyi uygulama örneklerinin paylaşımı ile geliştirilmesine odaklanılmıştır.

Proje ile birlikte, Türkiye, İtalya ve İspanya arasında stratejik bir işbirliği oluşturularak yapılan çalışmalar uluslararası boyuta taşınacak ve iyi uygulamaların, teknoloji ve etkili tarımsal üretim mekanizmalarının çiftçilere indirgenerek paylaşımı sağlanacaktır. Proje sonunda akademisyenlerin desteği ile, sektöre yenilikçi yaklaşımlar içeren ve sektörü bir bütün olarak değerlendiren 4 dilde tercüme edilen bir kitap ve beş dönüm arazi üzerine tesis edilen örnek bir bahçe oluşturulacaktır.

 

Ziver KAHRAMAN
Ordu Ticaret Borsası
Yönetim Kurulu Başkanı

Umut ve iyi temenniler ile girdiğimiz 2017’nin ilk dakikalarını kana bulayan İstanbul Ortaköy’deki, birlik bütünlük ve güvenliğimizi hedef alan, alçak terör saldırısını lanetliyoruz. Terörün dili, dini, ırkı, mezhebi yoktur ve lokal bir sorun da değildir. Terörizm var ise ortada ciddi bir tehdit var demektir ve bu tehdit tüm dünya içindir. Terörizme karşı tepki vermek ve mücadele etmek sadece yaşadığımız coğrafyaya dair bir sorumluluk ve/veya zorunluluk değildir. Tüm dünyanın terörizme karşı aynı cephede ve aynı şiddette tavır alması gerekmektedir. Bizler, medeniyetler beşiği olan Anadolu’da hainler eliyle cani katliamların işlenerek, masum insanların katledilmeleri istemiyoruz. Bizler, üreten, değerler yaratan, kültür, sanat ve ekonomi ile daha mutlu ve yaşanabilir bir ülkede/dünyada yaşamak istiyoruz.

Hain terör örgütleri ve onları destekleyen hain odakların bu vahşi eylemlerini kınamak, birlik ve beraberliğimizi bozmaya dair bu eylemler karşısında inadına birlik ve dayanışma içinde olmak zorundayız. İstiyorlar ki provokasyona gelip, ülkeyi sürüklemek istedikleri batağa doğru koşalım.

Hayır!
Başaramayacaklar!
Bölemeyecekler!
Bitiremeyecekler!

Dün olduğu gibi bugün de, sağduyu kazanacak. Terör örgütleri döktükleri kanda boğulacaktır. Yaşadığımız bu kâbustan birlik ve beraberlik içinde dipdiri uyanacağız.

Gün, terörizme karşı birlik olma günüdür.

Saygılarımla

Ziver KAHRAMAN
Ordu Ticaret Borsası
Yönetim Kurulu Başkanı

Ordu Ticaret Borsası © 2019 - Tüm Hakları Saklıdır.